ozakif

“ERGENEKON” EĞER

25/5/2008 ·

Mustafa Nevruz SINACI

Mustafa Nevruz Sınacı mustafanevruzsinaci@gmail.com

http://mustafanevruzsinaci.blogspot.com/search?q=

'BAŞBAKAN START VERDİ, SAVCILAR İŞ BAŞINA'

“ERGENEKON” EĞER
“TEMİZELLER OPERASYONU” İSE !..
Mustafa Nevruz SINACI (*)
Recep Tayip Erdoğan, bilerek veya bilmeyerek tarihi önem ve değeri haiz; Şahsına, hükümetine ve partisine çok büyük bir yük, vebal ve sorumluluk yükleyen bağlayıcı bir lâf ederek: “temiz eller operasyonu yapıyoruz' dedi.(24.03.2008, Gazeteler)
Evet, Başbakan Erdoğan, Ergenekon Operasyonu kapsamında gazeteci, yazar, STK başkanı ve siyasetçilerin gözaltına alınmalarını “Temiz Eller operasyonu” olarak yorumladı. Erdoğan AKP İl Başkanları toplantısının basına kapalı bölümünde İstanbul’da yaşanan gözaltılar için “Bugün olanları da biliyorsunuz” diyerek bahsetti ve hatırlanacağı üzere şu değerlendirmeleri yaptı: Hiçbir Hükümet Yapamadı:
İktidara geldiğimizden günden itibaren hükümet olarak çete ve mafyaların üzerine gidiyoruz. Bu konuda hükümet olarak kararlıyız. İtalya’da Temiz Eller operasyonu yapılmıştı. Türkiye’de de Temiz Eller operasyonu yapıyoruz. Bu iş nereye kadar giderse, oraya kadar gideceğiz. Yıllarca Temiz Eller konuşulmasına rağmen hiçbir hükümet bunların üzerine gidemedi. Hepsi kıyısından köşesinden geçti. Biz sonuna kadar gitme konusunda kararlıyız. Türkiye’yi temiz toplum yapacağız.
Her Şey Kontrol Altında:
(Bazı il başkanlarının kapatma davasına karşı büyük mitingler önermesi üzerine.) Hiç merak etmeyin. Biz gereken tedbirleri alıyoruz. Her şey kontrolümüz altında. Siz işinize bakın. Genel Merkez olarak biz gereğini yapıyoruz. Provokasyonlara dikkat edin. Sizler daha dikkatli konuşun. Biz ne konuşursak konuşalım, suç oluyor. Ama siz dikkatli olun. Temizeller Operasyonu Ne idi ?
İtalya’da 1992 yılında, Milano’nun üç namuslu-dürüst, şerefli, onurlu, sorumlu, vatansever savcısı “Piercamillo Davigo, Antonio Di Pietro ve Gherardo Colombo” tarafından başlatılan 'Temiz Eller' Operasyonu; O dönemde ülkeyi saran ve devleti derinden sarsan rüşvet ve yolsuzlukların üzerine cesurca giderek başta Başbakan Bettino Craxi ve yönetimini hedef almış, çıkar örgütleri ve ihale mafyalarının ölümle tehditlerine karşın görevlerini başarıyla tamamlamışlardı.
Bu vefakâr ve fedakâr Savcılar, 'Temiz Eller' bu operasyon ile birden kahraman ilan edildiler ve bütün dünyaya örnek oldular.
Ne var ki, hükümetler, siyasi partiler, medya ve politikanın baskılarına dayanamayan üçlüden önce Piercamillo Davigo istifa etti. Antonio Di Pietro ailesi ölümle tehdit edilince görevi bıraktı. 'Temiz Eller'i uzun yıllar savcı Gherardo Colombo yeni ekibiyle götürmeye çalıştı. Ancak, yeniden yapılanan ihale mafyasına karşı etkisiz kaldığını defalarca gündeme getirmesine karsın netice alamadı.
Colombo geçtiğimiz hafta sonu baskılara dayanamadığını ileri sürerek emekliliğine beş yıl kala Milano Savcılığından istifa etti. Üç 'Temiz Eller' savcısından Piercamillo Davigo halen Yargıtay danışmanlığı yapıyor. Antonio Di Pietro istifasından sonra yolsuzluk ve rüşvetle mücadele için siyasete atıldı. 'İtalya’nın Değerleri Hareketi'ni kurdu. Son Prodi hükümetinde Altyapı ve İmar Bakanlığı görevini üstlendi. Gherardo Colombo ise genç hukukçular yetiştirmek için öğretim üyeliği yapacağını açıkladı. İtalya, bu operasyon sayesinde şimdi oldukça temiz. Darısı bizim başımıza.
Fakat, Başbakan’ın, yaptığı bu açıklama son derece ümit verici.
Hukuken ve ahlâken bağlayıcı.
Üstelik bu kritik süreçte yapılacak en doğru ve akıllıca iş.
Zira, bugün ülkemiz ve halkımız yaşamın her kesimine nüfuz eden; “Medya-Mafya-Politika” üçleminde örgütlü; Müthiş bir kirlilik, yozlaşma, çürüme, rüşvet, iltimas, gasp, irtikap, din ticareti, nüfuz ticareti, siyaset simsarlığı, görevi kötüye kullanma, alabildiğine yolsuzluk-suiistimal bataklığına sürüklenmiş ve bu durum başta demokrasi, ilim, adalet-hukuk, huzur-güven ve kamu düzenini tehdit eden korkunç bir faktör halini almıştır.
Öyle ki; Şu anda (basından takip ettiğimiz, internet ortamında izlediğimiz ve canlı şahit –taraflardan- dinlediğimiz kadarıyla) hiçbir kamu kuruluşundan, özellikle belediyeler ve bağlı şirketlerinden “avantasız” iş-ihale; Proje onayı, imar tasdiki; Bankalardan kredi ve ilgili kurumdan teşvik almanın mümkün olmadığı; En yüksek devlet kurumundan apartman yönetimine kadar her derece ve düzeyde rüşvet ve iltimasın hüküm sürdüğü; İşe alımdan tutun, atama, yer değiştirme, yurt içi-yurt dışı görevlendirme, makam-mevkii tevziine kadar her şeyin bu minval üzere icra ve ifa edildiği; İlâç sektöründen tutun-inşaat, spor, imalât ve hizmet unsurlarına kadar her yerde rüşvet-iltimas, ayırma ve kayırma ağırlıklı çıkar örgütleri ile kesif bir mafyalaşmanın hakim olduğu bir ortamda “devletin namusunu kurtarmak” mutlak bir borç, yükümlülük, zorunluluk, sorumluluk, acil görev ve vebaldir.
Dönem itibarıyla çürüme, kokuşma ve yozlaşma çok kronik bir hale gelmiş; Suç-çıkar örgütleri ve mafyalar, aynı zamanda “anarşi-terör ve tedhiş” unsurları ile de “yardım ve yataklık bağlamında” iç içe girmişlerdir. Bu mesele artık “devletin bekası” ile doğrudan ilgilidir. 57. hükümet’ den bu yana üst üste yapılan operasyonlardan bir sonuç alınamaması, kamu vicdanını derinden yaralamakta; Üstüne üstlük “dokunulmazlık, koruma-kollama imtiyaz ve ayrıcalıkların” henüz kaldırılmamış olması da çok rahatsız edicidir. Her gün yaşanan haksızlık ve yolsuzluklar milleti kahreder boyutlara tırmanmış; İşin kötüsü bazı istismar ve suiistimallerin olağan addedilerek yadsınması “Türk Kültür ve medeniyetine” vurulan çok büyük bir darbe niteliği arz etmeye başlamıştır.
İşte bu “kritik” aşamada ve “gergin” ortamda AKP’nin ve Başbakan’ın bunun farkına varması “millet adına memnuniyet verici” sevindirici ve ümit tevlid eden bir gelişmedir;
Şu andan itibaren beklenen: Başbakan’ın namuslu-dürüst, adaletli, onurlu-sorumlu ve birinci dereceden mert bir “kamu yetkilisi-millet memuru ve parti başkanı” sıfatıyla sözünü tutması; Sözünün eri olarak: “Hiçbir taraf, yan-yandaş ve ayrım gözetmeksizin” kamu ve sivil dahil bütün sektörlerin bu illet, melânet, pislik, kan emici vampir ve domuzlardan ayıklanıp temizlenmesi ve kamu vicdanının huzura kavuşturulması adına;
DEVLETİN NAMUSUNUN KURTARILMASIDIR…
Eğer, AKP bunu, şimdi-hemen ve derhal (bu vesile ile) Ergenekon operasyonu kapsamında yapmazsa “bütün suç unsurlarının” odağı olmak gibi çok ağır bir zan, şüphe ve şaibeden ebedi kurtulamaz. Ancak, adalet ahlâkı, insan hakları, objektif hukuk ve kamusal sorumluluk çerçevesinde hareket eder ve ülkeyi; Anarşi-terör, tedhiş ve bunun mütemmim cüzü (tamamlayıcı-bütünleyici unsurları) olan çıkar odaklı suç örgütlerinden-mafyalardan temizlerse o başka. İşte o zaman “ADALET” ve “KALKINMA” partisi “adının adamı” olur ve % 70’leri bulur. Belki bir sonraki seçimde bu oran “Cumhuriyet tarihinde ilk defa” % 90’a da vurur. Çünkü millet ve devlet için “öncelikle lâzım olan” budur. Bunun adı nedir?
“Millet-halk için var olan; Varlığını adalet ahlâkına dayalı-adanmış kılan; Namuslu-dürüst, ilkeli-onurlu-sorumlu, saygın ve şeffaf: Demokratik, lâik ve sosyal HUKUK devleti”

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmışır

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki :: Sonraki »


ŞİMALYILDIZI
VEDA HUDBESİ

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanir rahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!


TÜRK-İSLAM KÜLTÜRÜ

patrocinado por: <a href="http://www.wikizapping.com">videos</a> <a href="http://www.wikifotos.es">fotos</a> <a href="http://www.planetanuncios.com/es/ categorias/lst/35/motor">coches</a>